İSTANBUL … AĞIR CEZA MAHKEMESİ

BERAAT

GEREKÇELİ KARAR

SUÇ : Hukuki Alacağını Tahsil Etmek Amacıyla Yağma Yapmak,

ÖZET: Her ne kadar müşteki, senedi, sanıkların baskısı ve zorla emlakçı dükkanında tutmaları neticesinde imzalamak zorunda kaldığını beyan etmiş ise de, tanığın beyanlarında, baskı ve zorlama olmadığını belirttiği, bu haliyle suç konusu senedin zorla müştekiye imzalatıldığının sabit olmadığı anlaşıldığından sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir

Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:Müştekinin kendisine zorla senet imzalatıldığı yönündeki şikayeti üzerine şüpheli ve tanık ifadeleri alınmıştır. Bu ifadelerde müştekinin şüpheli Erdal  ile Kenan isimli şahsın işlemlerini halletmek için anlaştığı, bunun için para aldıkları fakat bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, suç tarihinde alınan para için taraflar bir araya geldikleri ve borç için iki senet düzenlendiği anlaşılmıştır. Senetlerde müşteki için 6.000 TL Erdal için 3.900 TL borç olarak düzenlenmiştir. Söz konusu senetlerin düzenlenmesi esnasında müşteki Sebahattin özgür iradesiyle hareket etmediği, baskı altında bu senedi imzaladığı bu şekilde sanıkların TCK.nun 150/1, 53/1 maddelerince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

Müşteki Sebahattin’in soruşturma aşamasında alınan beyanında; “Ben yaklaşık 10 yıldır emlak işleriyle uğraşırım. Yaklaşık on gün önce Erdal isimli şahısla 500 TL karşılığında yapılacak olan bir binanın üç boyutlu resmini çıkarmam konusunda herhangi bir belge imzalamadan anlaştık ve ben kendisine 27-04.2012 günü işi teslim ettim. Kendisini iki gün boyunca aradım ancak benim alacağımı vermedi devamlı beni geçiştirdi alacağım olan parayı vermedi. 01.05.2012 günü de Erdal  beni arayarak “gel sana borcumu vereceğim Sultangazi ye gidelim oradaki alacağım alim sana verim” dedi. Befaber 01.05.2012 günü Sultangazi deki Munzur kafeye gittik orada soy adını bilmediğim Kenan isimli şahısla tanıştık bir müddet orada oturduktan sonra Kenan isimli şahsın Erdal’a kendi aralarındaki bir projeden dolayı 10.000 TL verdiğini öğrendim ve kafeden ayrıldık. Ben Erdal’a neden para istemediğini sorduğumda tamam yarın alırız diyerek beni geçiştirdi. Ben ertesi gün yani 02.05.2012 günü Kenan isimli şahısla Yeşilpınar da buluştuğumda Erdal ile arasındaki konuyu sorduğumda bir inşaat projesinden dolayı anlaştıklarını ve Erdal’a bugün 500 TL daha para verdiğini söyledikten sonra ben Kenan isimli şahsa Erdal isimli şahsı üç kağıtçı olduğunu ve ona bir daha para vermemesi gerektiğini söyledim. Daha sonra tekrar Erdal’ı aradım ve tamam Cuma günü akşamı buluşalım meseleyi halledelim demesi üzerine 04.05.2012 günü saat 19.00 sıralarında Sultangazi Mahallesinde Munzur kafenin önünde Kenan isimli şahısla beklerken ismini sonradan öğrendiğim Ömer ve Erdal yanıma geldi gel konuşalım dediler ve beyaz renkli BMW marka araca bindik arabaya bindiğimizde Erdal isimli şahıs ben sana 10.000 TL verdim demesi üzerine bende bunu hazmedemeyip Erdal’a bağırmam ve arabadan inmek istemem üzerine Erdal isimli şahıs benim araçtan inmeme izin vermedi ve beni Akşemsettin Mahalesi Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan Kosedağ emlak bürosuna götürdü. Emlak bürosunda ben, Erdal, Kenan, Ömer ve işyeri sahibi Bülent isimli şahıs vardı. Burada konuşurken bahse konu proje için Ömer isimli şahsın Kenan, Kenan isimli şahsın Erdal’a 10.000 TL verdiğini anladım. Erdal isimli şahısta 10.000 TL yı benim aldığımı isnat ederek suçu benim üzerime attı bu sırada işyeri sahibi Bülent araya girerek 6.000 TL lik iki tane senet hazırladı birine benim ismimi birine Erdal’ın ismini açtı ve bu arada Ömer isimli şahısta imzalayın bu senetleri diyerek cebinden çakı bıçağı çıkardı ancak bu bıçağı açmadı Ömer’in ikiniz de bu senedi imzalayacaksınız demesi üzerine Erdal hemen senedi imzaladı ben ise biraz direndikten ve 3 saat boyunca orada beklediğim bunaldığım için senedi imzalamak zorunda kaldım. Bu olaya sebep olan ve almadığım halde 10.000 TL yi aldı diyerek hatta kendi borcu olan 500 TL yi vermeyerek beni bu senedi imzalamaya mecbur bırakan Erdal’dan ve bana zorla senet imzalatan Ömer isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Cumhuriyet Savcısı esas hakkında mütalaasında; Sanıklar hakkında müsnet suçtan kamu davası açılmış ise de müştekinin emanetin 2013/17781 numarasında kayıtlı suç konusu senetleri tehdit ile düzenlediğine dair iddiasını destekleyecek şüpheden aranmış, yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından sabit olmayan suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi, emanette kayıtlı iki adet senedin kimden alındıysa ona iadesine karar verilmesi kamu adına talep etmiştir.

SAVUNMA: Sanık Ömer savunmasında; “Sebahattin ile herhangi bir alakam yoktur. Olay nedeniyle tanıdım daha evvelden tanımazdım. Kenan, Erdal’a 10.000 TL para vermiş, müteahitle anlaşmışlar, Erdal emlak işi yapar. Kenan’ın arazisi imarda yeşil alan gözüküyormuş, Erdal emlakçı olarak bu işi halledebileceğini yeşil alandan çıkartabileceğini söyleyerek Kenan’dan 10.000 TL para almış ve bu parayı da işi yapacağını söyleyen Sebahattin’e verdiğini Erdal söylemiş, ancak aslında Erdal, Sebahattin’e arazinin fotoğrafını çektirip 500 TL para vermiş ve Kenan da paranın akıbetini sorunca “bu işi yapması için Sebahattin’e verdim, 10.000 TL’yi Sebahattin’e verdim” demiş, bunun üzerine Kenan Sebahattin’i aramış “sana Erdal para vermiş benim iş ne oldu” demiş, Sebahatin de “ben senden para almadım, Erdal’dan da almadım” demiş, bunun üzerine Kenan, Erdal ile Sabahattin’i yüzleştirmiş, ben de o esnada Kenan’ın yanında olduğum için daha doğrusu Kenan’ın gözleri iyi görmez, parayı bankadan çekip bana saydırdı, geri aldı ve ben ayrıldıktan sonra Erdal’a kendisi vermiş. Kenan benim rahmetli babamın arkadaşıdır ben işlerine yardımcı olurum, Erdal ile Sebahattin ile yüzleşmeye giderken benim de yanlarında olmamı Kenan abi istedi. Ben Erdal’ı da tanıdığım için madem bir hata yaptın oturun konuşun dedim, Erdal, Sebahattin ve Kenan bir araya geldiler. Bir emlakçı dükkanında bir araya geldiler. Sebahattin parayı almadığını söyledi, Erdal parayı ben aldım sana verdim diye ısrar etti. Ben baktım sıkıntı olacak kapıya çıktım, sigara içtim, o esnada kendi aralarında senet imzalıyorlar. Senedi Sebahattin de Erdal da imzalıyor, Kenan da en azından elimde bir evrak olsun diye senet istemiş, sonra ben çıktım, Sebahattin beni Erdal’ın adamı diye biliyormuş, benim Erdal ile birlikte hareket ettiğimi zannediyormuş, bu nedenle orada bulunmamı tehdit olarak görmüş halbuki benim Erdal ile bu konuda bir uyumum yok. Ben Kenan’ın gözleri iyi görmediği için Kenan’ı yanlız bırakmamak için gitmiştim, Erdal’a arka çıkmak benim için kesinlikle söz konusu değildi. Dursun, Sebahattin’in çağırdığı arkadaşıdır ben orada zorlama olayı görmedim, tartışıldı konuşuldu, Kenan de tehdit etmedi, ben de tehdit etmedim. Ben Kenan’a para vermiş değilim Kenan’ın parasını sayıp geri verdim. Ben kesinlikle bıçak göstermedim, bıçak çekmedim, zorla imzalamalarını istemedim. “ şeklinde savunmada bulunmuştur.

Sanık Erdal Gerçek Savunmasında:“Şikayetçi Sebahattin’i emlakçı olması nedeniyle tanırım diğer sanık Ömer’i de mahalleden tanırım, tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte yaklaşık 2 yıl kadar önce ben ve şikayetçi Sebahattin, Kenan isimli kişiden her birimiz 5 er bin TL olmak üzere toplam 10 bin TL borç aldık, bunun karşılığında 5 er bin TL’lik olmak üzere 2 ayrı senet düzenleyip Kenan’a verdik ve borcumuzu 2 ay sonra ödeyeceğimizi söyledik, ancak Kenan vadeyi uzun bulup senetleri almayı kabul etmedi daha sonra şikayetçi Sebahattin’in benden şikayetçi olduğunu öğrendim, zira amacı 10 bin TL nin tamamını benim ödemesi imiş, kendisi ile görüşünce bu durumu öğrendim. Hatta şikayetçi olması üzerine soruşturmaya bakan Savcı bana senetleri ödemememi söyledi. İddia edildiği üzere senetlerin Şikayetçiye zorla imzalatılması söz konusu değildir kendisi borcuna karşılık rizası ile imzalamıştır. Buduruma Kenan ve sanık Ömer de tanıktır. Ömer senetler imzalandığı sırada Cihan isimli mahalleden tanıdığını esnaf kişinin iş yerinde idi ve senetleri kefil olarak imzaladı. İddianamede senetlerin 6 bin ve 3.900 TL bedelli olarak gösterilmesinin nedenini anlayamadım, senetler 5 er bin TL olarak düzenlenmiştir. Atılı suçu kabul etmem.” şeklinde savunmada bulunmuştur.

DELİLLER: Müşteki beyanı, Sanıkların savunmaları, Tanıklar Kenan  ve Cihan’ın beyanları, 14/05/2012 tarihli olay tutanağı, 14/05/2012 tarihli savcı görüşme tutanağı,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Her ne kadar sanıklar hakkında suç konusu 6.000 TL bedelli senedi borcu olmadığı halde şikayetçiye zorla imzalattırdıklarından hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla yağma suçunu işlediklerinden bahisle yargılamaları yapılarak cezalandırılmaları istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de Tanık Kenan’ın ve sanık Ömer’İn beyanlarına göre tanık Kenan’ın belediyede yapılacak bir işi için sanık Erdal’ın tanık Kenan’dan 10.000 TL para aldığı, bu işi halletmesi için müştekiye 500 TL ödeme yaptığı, paraların ödenmesinden sonra tanık Kenan’ın işinin yapılmaması üzerine, tanık Kenan’ın sanık Erdal’dan parasını geri istediği, bunun üzerine sanık Erdal’ın da müştekiye verdiği 500 TL parayı geri istediği, bu kapsamda oluşan uyuşmazlığın halli için tarafların buluştukları ve aralarında varılan anlaşma ile 6.000 TL bedelli senedi Sebahattin’ın, 3.900 TL bedelli senedin ise Ömer’in imzalayıp tanık Kenan’a verdikleri, her ne kadar müşteki 6.000 TL bedelli senedi sanıkların baskısı ve zorla emlakçı dükkanında tutmaları neticesinde imzalamak zorunda kaldığını beyan etmiş ise de, tanık Cihan’ın beyanlarında müştekinin iddiaları doğrultusunda baskı ve zorlama olmadığını belirttiği, bu haliyle suç konusu senedin zorla müştekiye imzalatıldığının sabit olmadığı anlaşıldığından sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Her ne kadar sanıklar hakkında hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla yağma suçunu işlediklerinden bahisle yargılamaları yapılarak cezalandırılmaları istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği bu haliyle sanıkların üzerine atılı suçun sabit olmadığı anlaşıldığından sanıkların atılı suçtan CMK.nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATLERİNE, Adli emanetin 2013/17781 sırasında kayıtlı suç konusu senetlerin 14/05/2012 tarihli tutanağa göre kendisinden alındığı anlaşılan tanık Kenan’a İADESİNE,  oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/03/2017

25 views