İSTANBUL … AĞIR CEZA MAHKEMESİ
BERAAT
GEREKÇELİ KARAR
SUÇ : Terör Örgütü Propagandası Yapmak

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 18/01/2017 tarihli 2016/155878 soruşturma sayılı iddianamesi mahkememize tevzi edilmekle Mahkememizin 2017/21 Esas sayısına kaydı yapılmıştır.
İ D D İ A :
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 18/01/2017 tarihli 2016/155878 soruşturma sayılı iddianamesinde;
Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 13.12.2016 günü saat 13:00’da Sarıgazi mahallesi Namık Kemal Caddesi 2. Sarıgazi Mezarlığında PKK-TİKKO- MLKP ve TKP/ML örgütleri çerçevesinde faaliyet gösteren kuruluşların “19 Aralık hayata dönüş operasyonunda ölenleri anma” başlığı altında basın açıklaması ve anma yapacakları şeklinde bilgiler edinildiği, bu kapsamında kolluk tarafından Sarıgazi 2. Mezarlığı çevresinde güvenlik tedbirlerinin alındığı, 13.12.2016 günü saat 13:15 sıralarında TKP/ML ( Türkiye Kominist Partisi/ Marksist Leninist), TİKKO ( Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu) güdümünde faaliyet gösteren Munzur Kültür Derneği ve Partizan Dergisi adı altında faaliyet gösteren şüpheliler’in Sarıgazi 2. Mezarlıkta propaganda mahiyetinde anma düzenlemek üzere toplu bir vaziyette yürümeye başladıkları, bu sırada durumdan haberdar olan kolluk tarafından şüphelilerin durdurularak kimlik kontrollerinin yapılmak istendiği, bu sırada şüpheliler içerisinden bazı kişilerin kimlik beyan etmemekte direttikleri, bunun üzerine kolluk tarafından şüphelilerin kontrollü olarak gözaltına alındıkları, Şüphelilerden elik’ın kaba üst aramasında 19 Aralık cezaevi eyleminde (Hayata Dönüş Operasyonları) eyleminde öldürülen teröristlerin isimlerinin bulunduğu liste, tutsaklar ile dayanışma insiyatifine ait mezarlıkta okunulacağı düşünülen basın bildirisinin ele geçirildiği, bu basın bildirisinin içerisinde “16 yıl önce 19 Aralık 2000 yılında katil devlet hapishanelerde giriştiği kanlı katliamlarla…” ibarenin yer aldığı,
Şüphelilerin alınan savunmalarında özetle mezarlıkta anma gerçekleştirmek üzere toplanıp, mezarlığa gittiklerini beyan ettikleri,
Şüphelilerin savunmaları, kolluk olay tutanağı ve ele geçen bildiri ve yazılar birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin fiil ve fikir birliği içerisinde belirtilen 2000 yılında öldürülen TKP/ML, TİKKO terör örgütü üyelerini anmak için eylem tertipledikleri, böylelikle terör propagandasında bulundukları anlaşılmakla,
Yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı şüphelilerin mahkemenizce yargılamasının yapılarak, yukarıdaki sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına, şüpheliler hakkında TCK’nın 53/1 maddesindeki güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunmuştur.
S A V U N M A : Sanık Melik Mahkememizde: ”Bundan 19 yıl evvel devletin operasyon yaptığı esnada ceza evinde ölen insanları anma programı düzenleyecektik. Neden 24. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığımızı anlamış değilim. Hangi örgütün propagandasını yaptık, biz propaganda yapmadık. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. ” demiştir. Sanık Gülcan Mahkememizde: ”Tekrar ederim, ayrıca şunu da belirtmek isterim ki mezar ziyaretinin insani bir hak olduğunu ve suç olmadığını düşünüyorum. ” demiştir. Sanık Metin Mahkememizde: ”Ben daha evvel emniyette ifade vermiştim. Tekrar ederim, ayrıca şunu da belirtmek isterim ki mezar ziyaretinin insani bir hak olduğunu ve suç olmadığını düşünüyorum.” demiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanıkların olay tarihinde sarıgazi mezarlığı çevresinde bir kısım terör örgütü üyeleri lehine propaganda yapacakları bilgileri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında bir kısım sanıkların üzerlerinede ele geçirilen materyaller nednei ile tüm snaıklar hakkında 3713 Sayılı Yasanın 7/2 maddesinde düzenlenen terör örgütü propagandası yapmak suçundan kamu davası açılmış. İse de yapılan yargılam faaliyetinde dosyadaki mevcut deliler bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların üzerlerine atılı 3713 Sayılı Yasanı 7/2 maddesinden düzenlenen terör örgütü propagandası yapma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı söz konusu yasa ve yerleşik yargıtay içtihatlarında msünet suçun oluşanbilmesi için aleniyet unsurunun yasal şart olarak arandığı somut olayda ise bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından sanıklar hakkında müsnet suçtan CMK 223. Maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE HUKUKİ GEREKÇE :
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 18/01/2017 tarihli 2016/155878 soruşturma sayılı iddianamesiyle; 13.12.2016 günü saat 13:00’da Sarıgazi mahallesi Namık Kemal Caddesi 2. Sarıgazi Mezarlığında PKK-TİKKO- MLKP ve TKP/ML örgütleri çerçevesinde faaliyet gösteren kuruluşların “19 Aralık hayata dönüş operasyonunda ölenleri anma” başlığı altında basın açıklaması ve anma yapılacağı bilgisi alındığı, sanıkların Sarıgazi 2. mezarlıkta propaganda mahiyetinde anma düzenlemek üzere toplu bir vaziyette yürümeye başladıkları, sanıkların durdurularak kimlik kontrollerinin yapılmak istendiği, sanıkların kimlik beyan etmemekte direnmeleri üzerine kontrollü olarak gözaltına alındıkları, sanıklardan Melik’in üzerinde 19 Aralık cezaevi eyleminde (Hayata Dönüş Operasyonları) eyleminde öldürülen teröristlerin isimlerinin bulunduğu liste, tutsaklar ile dayanışma insiyatifine ait mezarlıkta okunulacağı düşünülen basın bildirisinin ele geçirildiği, bu basın bildirisinin içerisinde “16 yıl önce 19 Aralık 2000 yılında katil devlet hapishanelerde giriştiği kanlı katliamlarla…” şeklinde ibarelerin bulunduğundan bahisle sanıklar hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de;
İfade özgürlüğü T.C. Anayasasının 26. ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına dair Sözleşmenin 10. maddesi ile teminat altına alınmıştır. İfade özgürlüğünün kullanımına meşru bir müdahale için; müdahalenin yasalarda öngörülmüş olmalı, ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü, kamu emniyeti, kamu düzeninin sağlanması ve suçun işlenmesinin önlenmesi, sağlığın korunması, ahlakın, başkalarının şöhret ya da haklarının korunması, gizli tutulması kaydıyla alınmış bilgilerin açıklanmalarının engellenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanmasına ilişkin değerlerden bir veya bir kaçını korumaya yönelik olmalı ve müdahale demokratik bir toplumda gerekli bulunmalıdır.
Toplantı veya gösteri yürüyüşünde olsun veya olmasın; yazı veya sözler ile verilen mesajın şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici ya da silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde veya insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemi olup olmadığı değerlendirilmeli, doğrudan veya dolaylı şiddete çağrı var ise sanığın kimliği, konumu, konuşulan yer ve zamanı gibi açık ve yakın tehlike testi bakımından analize tabi tutulmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların Sarıgazi 2. mezarlıkta propaganda mahiyetinde anma düzenlemek üzere toplu bir vaziyette yürümeye başladıkları, kolluk kuvvetlerince sanıkların kimlik kontrolünün yapılmak istediği, sanıkların kimlik göstermemeleri üzerine haklarında yasal işlem başlatıldığının anlaşıldığı, 13/12/2016 tarihli olay tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere sanıkların herhangi bir terör örgütünün propagandası niteliğini taşıyacak sözlü veya yazılı (pankart vs.) söylemde bulunmadıkları, yine sanıklardan Melik’in üzerinden çıkan 19 Aralık cezaevi eyleminde (Hayata Dönüş Operasyonları) eyleminde öldürülen teröristlerin isimlerinin bulunduğu liste, tutsaklar ile dayanışma insiyatifine ait basın bildirisinin ele geçirilmesi ve basın bildirisinin içerisinde “16 yıl önce 19 Aralık 2000 yılında katil devlet hapishanelerde giriştiği kanlı katliamlarla…” şeklinde ibarelerin bulunduğu anlaşılmış ise de; söz konusu basın bildirisinin de olay sırasında okunmadığı veya başka bir suretle teşhir edilmediği , bu kapsamda sanıkların üzerine atılı silahlı terör örgütü propagandası suçunun yasal unsurları oluşmadığı anlaşılmakla sanıkların müsnet suçtan CMK 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
1-Her ne kadar sanıklar hakkında silahlı terör örgütü propagandası yaptıklarından bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından sanıkların müsnet suçtan CMK 223/2-a maddesi gereğince AYRI AYRI BERAATİNE dair oybirliği ile verilen karar mahkememize mahsus duruşma salonunda açıkca okunup usulen anlatıldı.29/03/2017

81 views