TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ

S ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARARIDIR

DAVACI : A.
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA : Nüfus (Ad Ve Soyadı Düzeltilmesi İstemli)
Mahkememizde görülmekte bulunan Nüfus (Ad Ve Soyadı Düzeltilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili 05.10.2010 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve ailesinin soyadının “S” olduğunu, S sözcüğünün Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlamının “giyinişinden konuşma ve davarnaşılarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan kimse” olduğunu, halk arasında bir hakaret olarak kullanıldığını, mevcut soy adının müvekkili ve dolayısıyla eşinin ve çocuklarının sosyal hayatlarını ve eğitim hayatlarını olumsuz etkilemekte, bunun yanısıra müvekkilinin iş hayatında olumsuz sonuçlara yol açtığını, bu nedenle müvekkilinin soyadının C olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Nüfus İdare Temsilcisi duruşmadaki beyanında; takdiri Mahkemeye bıraktığını beyan etmiştir.
GEREKÇE: Dava, nüfus kütüğünde yazılı “S” soyadının “C” olarak düzeltilmesine ilişkindir.
Davacıya ait aile nüfus kayıt tablosu UYAP sisteminden çıkarılmış, soyisim tashihi isteyen davacının aranan kişilerden olup olmadığı ve yurt dışına çıkışının yasak olup olmadığı hususlarının tespiti için ilgili yerlere müzekkere yazılmış, gelen yanıtlarda soy isim tashihi istenilen kişinin emniyette ve İlçe Jandarma Komutanlığında suç kaydının bulunmadığı, aranmadığının, yurt dışına çıkış yasağının bulunmadığının bildirildiği görülmüş, davacının sabıkasız olduğu anlaşılmıştır.
Medeni Kanunun 26.maddesine göre, haklı nedenin varlığı halinde, soyadın düzeltilmesi mümkün olup, S soyadı nedeniyle davacının çevresinde alay konusu olduğu, davacının bu durumdan rahatsızlık duyduğu, bu durum nedeni ile çevresinde rencide olup kendini mutsuz hissettiği, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de kişinin kendisini mutsuz eden ad ve soyadını değiştirmesinin haklı gerekçe olarak kabul edildiği, bu hali ile davacının davasının yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davacının davasının KABULÜ ile “S” olan soyadının “C” olarak TASHİHEN TESCİLİNE,
Masrafı davacıdan alınmak kaydı ile hüküm özetinin Mahkememizin yargı çevresinde yayınlanan yüksek tirajlı bir gazetede ilanına,
Davacı ve vekili ile davalı nüfus idaresi temsilcisinin yüzüne karşı, C. Savcısının huzuru ile gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz için Yargıtay’a başvurma hakları hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.

1.179 views